Yazma Konusunda Kendinizi Geliştirin

Bildiklerimizi anlaşılır biçimde yazıya dökmek, blog yazarlarının dikkat ettiği en önemli unsurlardan birisidir. Kullandığımız sözcükler herkesin anlayabileceği bir şekilde olursa o kadar daha fazla kişiye hitap etmiş oluruz. Show TV ‘de yayınlanan Güldür Güldür Show’ u herkes az çok biliyordur. Geçtiğimiz haftalarda Plaza diline eleştirisel bir skeç hazırlamışlardı ve beğenerek izledim.

Buradan yola çıkarsak günlük hayatta konuşurken de anlamını tam olarak bilmediğimiz bir kelimeyi gelişi güzel kullanabiliyoruz. Oysa daha anlaşılır kelimeler kullanarak cümleler oluşturabiliriz. Ya da İngilizceden dilimize geçmiş kullanmak adeta alışkanlık haline gelmiş bir sürü sözcüğün kullanıldığını biliyoruz. Birçok arkadaşımız bunu yazı diline de aktarmıyor değil.

Okuyucularınızın isteklerine güçlü ve açık bir şekilde cevap verebilmeli ve dile getirdiğiniz her kelimeye dikkat etmelisiniz. Ne kadar kültürel ve eğitimsel bir arka plana sahip olduğunuzun önemi yoktur, aşağıda bahsedeceğim ufak şeyleri yaparak yazma kabiliyetinizi geliştirebilir ve iletişiminizin güçlü olmasını sağlayabilirsiniz.

Öncelikle okuyun, vaktiniz oldukça değil, okumaya vakit ayırın. Yazarları, blog yazarlarını, röportaj yapanları ve diğer yazarları okumaya çalışın. Onların dilini, cümlelerini ve dilbilgisini araştırın ve işinize yarayacak bilgileri öğrenmeye çalışın. Bu sadece sözlük bilginizi güçlendirmekle kalmayacak aynı zamanda doğru anlatım dili ve dilbilgisi kullanabilmeniz için size yardımcı olacak. Dünyaya bakış açınızı değiştirecek, hayal gücünüzü güçlendirecek, merakınızı uyandıracak ve yaratıcılığınızı geliştirecek. Okuduğunuz zaman ilgi çekici başlıklara, tecrübelere, kültürlere açılabilir ve yaratıcı düşünmeye başlayabilirsiniz. Bunların yanında okumak eğlencelidir ve bir tedavi gibidir. Okumayı hayatın yoğunluğuna uyumlu hale getirirseniz, okumak sizi rahatlatır ve sakinleştirir.

Günün belirli saatlerini yazmaya ayırın. Ne kadar yazdığınız önemli değil, her gün yazmaya çalışın. Her gün yazmak düşüncelerinizi geliştirmek adına pratik yapmanın en iyi yoludur. Bu sayede bir yazma alışkanlığı elde edebilirsiniz. Kendinize uygun bir hız belirleyin ve belirli bir zamanı yazmaya ayırmaya çalışın. Bir gün içerisinde onlarca sayfa yazı yazmanıza gerek yoktur ancak en az 30 dakika yazmanız gerekir. Yazacak bir şeyler bulamıyorsanız kişisel günlük oluşturun ve onu güncel tutmaya çalışın.

Başkalarının anlayamayacağı dil yerine basit bir dil kullanın. Konunuz ne kadar karmaşık veya teknik olursa olsun vereceğiniz mesaj doğrudan, kolay anlaşılır ve kısa olmalıdır. Okuyucuları şişirilmiş sözcükler, gösterişli jargon (anlaşılmaz dil veya söz) ve konu dışı fikirlerle boğmayın. Onlara tanıdık gelen, her gün karşılaştıkları kelimeler kullanın ve onların okuma eylemini eğlenceli kılın. Örneğin, yukarıda bilerek parantez içinde anlamını verdiğim “jargon” kelimesi yerine “anlaşılması zor” kelimesini kullanın. Daha kısa kelimeler okuyucular için daima daha iyidir. Okuyucuların cümlelerden anlatmak istediğinizin dışında bir anlam çıkarmamalarını sağlayın.

Hem yazma işini hem de yazınızı düzenleme işini ikisini aynı anda yapmıyorum. Gerekçem ise; yazma ve düzenleme işlemlerini birbirinden ayırarak zamanı ve alanı elverişli bir biçimde kullanabilir ve her iki işlemi başarılı bir şekilde zamanında bitirebilirsiniz. İlk önce mesajları yazmaya çalışın ve bu kısımda hataları es geçin. İkinci sefer yazıya göz attığınız zaman dil bilgisi ve yazım hatalarını gözden geçirin.

Yazıda vereceğiniz ana temaya, yazının başında değinmeye çalışın. Okuyucuyu bekletmeyin ve ne yazdığınız konusunda onların uzun süre tahmin etmelerine olanak tanımayın. İnsanlar sabırsızdır ve vakitlerini saçmalamaları okumak için harcamazlar. Benzer şekilde açılışı genel ve bilindik ifadelerle gerçekleştirmekten kaçınmalısınız.

Somut sözcükler kullanmaya çalışın. Somut sözcükler beş duyu organıyla algılanabilen şeyleri ifade etmek için kullanılan sözcüklerdir. Somut sözcüklere bağlı kalın ve soyut sözcüklerden olabildiğince uzak kalmaya çalışın. Soyut sözcükler duyu organlarıyla ifade edilemeyecek terimlerdir. Soyut sözcükler biraz daha retorik (hitap etme sanatı) terimlerdir. Birisi bir şeye güzel diyorsa o herkes için güzel anlamına gelmemektedir. Eğer soyut sözcükleri kullanmak zorundaysanız güvenilir kaynaklardan somut bulgular elde ederek onları nitelendirin.

Ne yazmanız gerektiğini kararlaştırın ve yazmaya öyle başlayın. Tam olarak ne yazmanız gerektiğine karar vermediğiniz sürece yazmaya başlamayın. Hedef kitleniz ne olacak? Yaşayacakları problem veya ihtiyaçları neler? Onlarla ne paylaşacaksınız? Bu onların problemini çözecek mi? Kendi gündeminizi düşünmek yazmak konusunda yeterli bir faktör değildir.

Bilgi vermek, kendimizi eğitmek ve eğlendirmek kadar kendimizi ifade etmek için de yazarız. Kendinizi veya yazmayı çok ciddiye almamalısınız. İyi yazıyor muyum? Acaba oluyor mu? Gibi vesveselere kapıldıkça doğallıktan uzaklaşırız. Olduğunuz gibi ve rahat bir şekilde kendinizi ifade etmeye çalışın.

Sizlerin de yazma konusunda, kendinize ait yöntemleriniz var ise benimle paylaşabilirsiniz.

 

Son bilgileri asla kaçırmayın!

Blog adresime abone olun, yeni bilgiler, ücretsiz e-kitaplar hemen size ulaşsın.

İlgili Yazılar

  1. Ayhan Kılıç diyor ki:

    Kaleminize sağlık Timur bey. Çok faydalı bilgiler gerçekten. Ben de geçenlerde buna benzer bir yazı yazmıştım. Yazmaz olaydım bir blog yazarıyla münakaşaya girdik

  2. In Trust We Eat diyor ki:

    Güzel bir yazı olmuş, blogunuzu blog hocamdaki misafir yazınızdan fark ettim tek seferde 8 ayrı makalenizi okudum. Akıcı bir üslup kullandığınızı söylemek isterim, blogunuzun takipçişi olacağım… İyi Bloglamalar…

  3. Mustafa KELLECİ diyor ki:

    Gerçekten yazınızı bir solukta okudum ve okumayada devam edeceğim. Çok yararlı bilgiler paylaşıyorsunuz, doğal yazmak en önemli konu öncelikle. Emeğinize sağlık. TEŞEKKÜRLER.

  4. Laf Sözlük diyor ki:

    Ek olarak yazmadan önce keyfinizin yerinde olup olmadığını kontrol edin. Vücudunuzdaki serotonin seviyesi eğer yeterli değilse belki yeteri kadar düşünebilirsiniz ancak düşüncelerinizi güzel bir şekilde kelimelere yediremezsiniz. Eğer moraliniz yerinde değilse günlükten başka birşey yazmayın, düzelinceye değin.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir. Dikkat: Reklam içerikli yorumlarınız onaylanmayacaktır.