Üretken Blog Yazarı Olmanın Getirdiği Alışkanlıklar

Blog yazarlığı dünya üzerindeki en kolay iş olarak görünebilir ancak aynı zamanda en sinir bozucu faaliyettir. Özellikle yüksek tempoda çalıştığınız birkaç aydan sonra tempoyu düşürmeye başladığınızda bunu hissedersiniz.

uretken blog yazari

İtiraf edin bazılarımız diğer blog yazarlarının nasıl sürekli yazı üzerine yazı oluşturduklarını merak ediyoruz. Siz de bu merak ettiğiniz üretken blog yazarlarından birisi olmak ister misiniz? Tamamen imkansız değil emin olun. Bu blog yazarlarının alışkanlıklarını bildiğiniz zaman yazım kaliteniz sayesinde sürekli yazı oluşturabilecek bir yazar olabilirsiniz.

Konu Listeleri Hazırdır

Bu kazanılması gereken önemli bir alışkanlıktır. Bunu kendiniz tecrübe etmelisiniz. Birçok zaman aklınıza mükemmel fikirler gelebilir. Duş alırken, yemek yaparken, yürürken veya yolculuk ederken bu fikirler birden bire aklınıza gelir. Ancak bunları bir kenara yazmayı unuttuğunuzda bir süre sonra hepsi aklınızdan uçar. Hatta bunun için bir gece uyumak yeterlidir.

Bu nedenle daima yanınızda bir not defteri olmalıdır. Bunun için fiziksel ürünler kullanabileceğiniz gibi çeşitli akıllı yazılımlarda kullanabilirsiniz. Bu fikirleri daha sonra göz atmak için kenara yazdığınız zaman daima sizi kurtarabilecek başlıklara sahip olmuş olursunuz. Konu sıkıntısı çektiğiniz, bugün ne yazsam dediğiniz zamanlarda yardımınıza koşacağından emin olabilirsiniz.

En basit örnek kendimi verebilirim. Akıllı telefona geç geçmiş olmamdan ötürü önceleri yanımda sürekli kalem ve ufak bir not defteri taşırdım. Neden mi? Üniversite ortamında arkadaşlarımızla sık sık görüşürüz ve hiç konuşulmasını beklemediğim konular üzerine çeşitli görüşler çıkabiliyor. Böyle anlarda konuşma bittikten sonra mutlaka ”Timur bunu da yazmalısın” dediğim her şeyi not alıyorum. Böylece konu bulmada darlık çektiğim zamanlarda hemen not defterimi açıp neler varmış yokmuş göz gezdiyorum ve seçtiğim bir konuyu yazmaya koyuluyorum.

Farklı Kaynaklara Yönelirler

Üretken olmayı başaran blog yazarlarının diğer önemli alışkanlıklarından birisi kaynakları sürekli genişleterek ilerlemektir. Hepimizin elinin altında bir takım kaynaklar olsa bile bazılarını yetersiz bulabiliriz.

Her ne olursa olsun kendinize farklı kaynaklar çıkarmayı bilmelisiniz. Bunun için farklı yerlerde yayınlanan içeriklere bakabilirsiniz. Sadece internet ortamında yayınlanan içeriklere bağlı kalmamalı ve aynı zamanda kitap veya dergi gibi fiziksel kaynaklara da göz atmalısınız. İnsanlarla iletişim kurarak onlardan fikir alabilir ve yolunuza bu şekilde devam edebilirsiniz.

Bazı yazılarımda kütüphaneye gittiğimi ve konuyla alakalı kitaplar aradığımı bilirim. Genelde kitabı alıp eve getirmem, kütüphanede okur ufak notlar alıp aklımdakiler ile tekrar harmanlayıp yazıya aktarırım. Okuduklarınız bazen böyle kafanızda ışık yakabiliyor. ”Aaa doğru bunu da eklemeliyim…” sözünü bu tür durumlarda sık sık söylerim.

Gözlem Yaparlar

Bir yazar fikirleri herhangi bir yerden çıkarabilecek kadar kabiliyetli olmalıdır. Bu nitelik blog yazarları için de geçerlidir. Dışarı çıktığınız zaman ne yapıyorsanız yapın genel anlamda iyi bir gözlemci olmanız gerekir. Ancak bu sayede kendinize yeni fikirler üretebilirsiniz.

Bu bahsettiğim benim blogum için çok geçerli olan bir şey değil. Ben genelde düşünce ve eleştiri yazıları yazmak yerine, ilgi duyduğum alanla ilgili öğrendiklerimi sizlere aktardığım için bunu bu tür yazılarda uygulamak pek mümkün değil.

Siz hayata dair konularda da yazıyorsanız mutlaka gözlem yapmalısınız. Gözlem yeteneği olan kişiler inanın uçan kuştan, esnaflardan, toplu taşıma araçlarından dışarı bakan insanlardan tutunda her konuda yazı yazabilirler. Çünkü gözlem yaparak doğru sözcüklerle sizlere öyle aktarırlar ki adeta yazı hiç bitmesin istersiniz.

Okuyucudurlar

Bir yazarın en iyi yanı iyi bir okuyucu olmayı başarabilmesidir. Yazar denilen kişi mutlaka yeni şeyler üretmek için kitaplara göz atmalıdır. Beş kitap okuduktan sonra ondan yazılar çıkarmayı başarabilmelidir.

Bu sadece kitaplarla sınırlı bir durum değildir. Bir blog yazarı olarak etrafınızda yer alan diğer insanların blog adreslerinden bir şeyler öğrenebilirsiniz. Onlardan fikirler almak önemlidir ama aynı zamanda yazım stillerini de örnek alabilirsiniz.

Herkes üretken bir blog yazarı olabilir. Önemli olan istemektir. Burada yer alanlar sadece birkaç alışkanlıktır ve bunun dışında yer alan daha birçok alışkanlık vardır. Buradaki alışkanlıkları bile kendinize kazandırmayı başarabilirseniz inanın çok iyi bir blog yazarı olabilirsiniz. Her şey istemekle alakalı. İsteyin ve başarın.

Ortamlarda Kendilerini Dinletirler

Bu başlığı normalde eklemeyecektim ama yakın bir arkadaşımla makale üzerine konuşurken Timur bunu da ekle bence dedi ve ekledim. Aslında yerinde bir alt başlık oldu. Neden mi? Çünkü tanıdığım ve üretken sınıfına koyduğum çoğu blog yazarı ortam fark etmeksizin bir anda herkesin odak noktası olabiliyor. Herhangi bir konuda konuşuluyorken öyle yerden konuya giriyorlar ki adeta bir anda herkes kendisini dinlemeye başlıyor.

Aklınızdaki soruyu tahmin edebiliyorum ”Bunun sebebi nedir?” Bu sürekli yazmanın konuşmaya yansıması diyebiliriz. Yazdıkça iletişiminiz de siz farkına bile varmadan gelişiyor. Olayları anlatma şekliniz, konuya yaklaşımınız ve aklınıza gelen diğer her şeyde diğer insanlardan bir adım öne çıkarıyorsunuz.

İşte buda sizi dinlenebilir bir insan olmanızı sağlıyor. 🙂

Son bilgileri asla kaçırmayın!

Blog adresime abone olun, yeni bilgiler, ücretsiz e-kitaplar hemen size ulaşsın.

10 Yorum

  1. Kayra dedi ki:

    Evet gerçekten zamanla bu alışkanlıklar kazanılıyor. Teşekkür ederim güzel yazın için.

  2. Kadir dedi ki:

    Hatta bir de şular var ki,
    Siteye yazı yazmadan araştırmak gerekir,siteye yazdıktan sonra gelen yorumlara yanıt verilir. Yanıt verilemeyen konular tekrar araştırılır.
    Türkçe imla kurallarına dikkat edilir.Bir sürü alışkanlık, bir sürü zahmet var blog yazarlığında. 🙂

  3. Usluer dedi ki:

    Yazacak yazı bulamıyorum diyen bloggerlara (!) cevap niteliğinde güzel bir yazı olmuş Timur. İnsan çok okumalı, çok okumalı ki kendini ifade etsin, bunları yazıya dökebilsin.

    1. Timur Demir dedi ki:

      Aynen öyle İsmail. Belkide her şeyin başı çok okumaktan geçiyor ama işte biz blog yazarları bile bunu tam olarak yerine getirdiğimizden şüpheliyim.

  4. Furkan Özden dedi ki:

    Kendimden örnek vereyim. Belki biraz paranoya ama bir yazı yazdıktan sonra tekrar üstünden geçip imla hatalarını ve anlatım bozukluklarını düzeltirim. Sonra tekrar baştan bir daha okurum. Her hata düzeltişimde baştan tekrar okurum. Bir de normal görünüm de normal bir şekilde görünse bile html görünümünde o aradaki fazlalık satırı ben biliyorumdur, okuyucu bilmese bile. Hatalar düzeltildikten sonra bir de o satırları elden geçirmesi var 🙂

    1. Timur Demir dedi ki:

      Furkan çok doğru söyledin 😀 O boşluklara her zaman olmasa bile bende takılıp düzeltiyorum. Yorumun için teşekkürler.

  5. Lacivert dedi ki:

    Hocam efso yazı olmuş, Blog yazarı doğulmaz Blog yazarı olunur. Ulan ben de mi yazsam bununla ilgili bir şeyler? Benim yazılarımı da değerlendiriniz üstadım 😀

    1. Timur Demir dedi ki:

      Teşekkürler. Değerlendiririz ne demek 🙂

  6. Muratcan Gümüs dedi ki:

    Merhaba Timur Bey,

    öncelikle yazınız için teşekkürler. Bu konu hakkında son zamanlar birçok yazı okudum, müsadenizle birkaç düşüncemi sizlerle de paylaşmak isterim.
    Konu listeleri hazırlama konusunda son zamanlar sizin yaptığınız taktikleri uygulamaya başladım ve işe yaradığını gördüm. Unutmadan bir yerlere yazmak en iyi çözüm. İyi bir blog yazarı aynı zamanda iyi bir gözlemci olmalı şüphesiz, tıpkı fotoğrafçılar gibi; gözlerini açtıkça yazacak daha çok malzeme bulacaktır. Okumak elbette işin en önemli boyutu, bu konuda kitap yorumculuğu başlangıçta benim gibi henüz yolun başında bulunan acemi blog yazarları için iyi bir malzeme olabilmekte diye düşünüyorum. Böylece hem daha çok okuyor insan, hem de yazacak güzel konular bulabiliyor. Sadece bir konuya yoğunlaşıp o konu hakkında yazıyorsanız, sizin de belirttiğiniz üzerre ortamlarda kendinizi dinletmeniz daha da mümkün olacaktır elbet. Dikkatimi çeken bir diğer olay ise sadece ziyaretçi çekmek için güncel olan gerekli gereksiz konular üzerine yazan blog yazarlığının da varlığı. Popüler olmaktansa çizgisine sadık kalmalı insan. Bazen az çoktan daha değerlidir.
    Blog yazarlığı konusunda en zor iş şüphesiz devamlılık, ki bu işi sadece hobi amaçlı yapıyorsanız. Sonuçta hepimizin sorumlulukları var ve bunlar ister istemez boş zaman uğraşlarımızın önüne geçmekte. Yazınız için tekrar teşekkürler.

    Selamlar

    Muratcan Gümüş

    1. Timur Demir dedi ki:

      Merhaba Murat Bey,
      Değerli yorumunuz ve katkılarınız için teşekkür ederim.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir. Dikkat: Reklam içerikli yorumlarınız onaylanmayacaktır.