Teknolojide Yaratıcılık Kaliteyi Belirler

Teknolojik ürün sektöründe başarı hedefleniyorsa yenilikçi olmak şarttır. Yenilikçi olmak için teknolojide yaratıcılık gerekir.

Bir tüketici olarak teknolojinin tanımını geçmiş yıllarda çok daha farklı şekillerde yapmaktaydım. Artık geçmişteki tanımlar eskimeye başladı. Tanımların yanı sıra teknoloji konusunda başarıyı belirleyen kriterler de değişti elbet. Önceden sağlam üretim yapan ve çabuk bozulmayan teknolojik ürünler kaliteli olarak görülürdü. Bugünlerde ise yaratıcı olan ürünler kaliteli olarak görülmektedir. Yaratıcılık teknolojik ürüne biçilecek ömrün, üründe kullanılan malzemenin, ek özelliklerin, tasarımının, albenisinin ve hatta çok daha fazlasının bir araya getirildiği bir kavramdır.

Eğer dikkat ettiyseniz ürünün sağlamlığı kalite koşullarının içerisinde yer alır. Dün de öyleydi, bugün de öyle, yarın da öyle olacak. Tüketici açısından bunu değiştirmek pek kolay değil ancak sırf fazla satış yapmak adına kaliteden ödün veren üreticiler de yok değil. Üreticilerin büyük bir bölümü satış rakamlarını başarı olarak görür ve bir ürünün kullanıcının elinde uzun süreli kalmasını istemez. Ancak bunu yaparken aynı zamanda kullanıcının o üründen memnun kalmasını ister ki dönüp dolaşıp tekrar kendisinden farklı bir ürün alsın derdindedir.

Geçmişte bu yola giren çok ünlü bir markanın olduğunu ve bugün o markanın yerinde yeller estiğini görebiliyoruz. Bu ortadan kayboluşu firmanın vizyonuna yön veren kişilerin yapmış olduğu bir hata olarak görmek çok daha doğru olur. Vizyon en başında yaratıcılık gerektirir. Yaratıcılık bir markanın yenileşme sürecini belirler. Yenileşme sürecini ise markanın başarısı sayesinde istikrar takip eder. İstikrar olduğu sürece markanın bilinirliği artış gösterir. Sonuç olarak çok büyük satışlar yapmasa bile bu marka kullanıcının zihninde kendine yer bulur.

Teknolojide Yaratıcılık Markanın Kalıcılığını Etkiler

Geçmiş yıllara geri gidelim. Dünyanın en büyük cep telefonu üreticilerden birisi olarak görülen iki firma vardı. Birisi Nokia, diğeri Ericsson. Önce Ericsson, Sony gibi dev bir markanın bünyesine katıldı. Ardından Nokia, Microsoft çatısı altına girdi. Bu iki firmaya baktığınız zaman, özellikle Nokia için, kimse bunların batacağını veya isimlerinin unutulacağını düşünmezdi. Markaların izlediği yanlış politikalar sonucu kullanıcı cephesinde bu markaların unutulması oldu. Gerçi ülkemizin tüketicileri Ericsson’dan ziyade Nokia ismine çok daha alışkındı. Nokia’nın unutulması biraz daha zaman aldı.

İlk olarak Ericsson parantezine göz atacak olursak bu firmanın uzun bir süre iletişim piyasasını meşgul ettiğini ve büyük bir payı elinde bulundurduğunu görmüş oluruz. 2000’li yıllara girdiğimizde ise karşımıza firmanın batma noktasına gelmiştir ve Sony ile anlaşma yoluna giderek cep telefonu üretimi konusunda Sony Ericsson adında yeni bir ortak kuruluş ortaya çıkarılmıştır. Sony Ericsson, büyük oranda Walkman serisi telefonları sayesinde birkaç yıl daha ayakta kalmıştır. Bu telefonların sunduğu müzik keyfi diğer telefon üreticilerini geride bırakıyordu. Telefon kullanımı konusunda müzik dinlemeyi bir koşul olarak önüne koyan kullanıcı bu yöne doğru kaymaktaydı. 2012 yılında ise Sony ile Ericsson arasındaki ortaklık Sony’nin tüm hisseleri satın almasıyla son buldu. Bu tarihten sonra ise Sony, Xperia serisi telefonları üretmeye başladı. Ancak Sony bu sefer adına yakışır şekilde kalite unsurundan ödün veriyordu. Xperia serisi telefonların büyük bir bölümünde yazılımsal sorunlar bulunmaktaydı. Sony her ne kadar kısa sürede Xperia adını sektöre benimsetmiş olsa bile kullanıcıların bir bölümü bu hızlı girişten pek memnun olmadılar.

teknolojide yaraticilik 3

Nokia cephesinde ise durum çok daha farklı. Nokia, Türk tüketicilerine kendisini tanıttığında uzun ömürlü telefonlar üretmekteydi. Telefonu bir alan bir daha değiştirmiyordu ve ikinci el piyasasında Nokia telefonların satışı çok daha kolay olmaktaydı. Cep telefonlarına Java girmeye başladığı zaman Nokia ilk sarsıntıyı yaşadı. Telefon üretimi tam gaz devam ediyordu ancak ürettiği telefonların içeriği hep aynıydı, sadece telefon kabı değişiyordu, tasarımı değişiyordu, boyası değişiyordu. Telefon bir önceki modellerle hep aynıydı ama Nokia’nın oluşturduğu marka bilinirliği meyvelerini sunmaya devam ediyordu. Birbirinin aynısı olan bu telefonların satışı yapılabiliyordu. Android‘in cep telefonlarına merhaba demesiyle Nokia tek kelimeyle hapı yuttu. Uzun süre kendi işletim sistemi Symbian‘da ısrarcı kaldı. Diğer üreticiler Android ile yolu yarıladıkları sırada Nokia Symbian telefonlar ile son kozlarını oynuyordu. Microsoft ile ilk anlaşma 2011 yılında yapıldı ve Nokia işletim sistemi olarak Windows Phone‘u kullanmaya başladı. 2013 yılında ise Microsoft, Nokia’nın telefon birimini satın alarak bu markayı kendisine bağladı. Bu anlaşma sırasında Nokia hala dünyanın en büyük cep telefonu firmasıydı.

Birbirinden farklı iki batış hikayesine sahip olsalar bile Nokia ve Ericsson’un kaderi aslında aynı. Yenilikçi olmayı düşünmedikleri için battılar. Yaratıcı olamadıkları için geri plana düştüler.

Yaratıcı ve Yenilikçi Olmayan Unutulmaya Mahkumdur

Bu iki marka ile ileride aynı kaderi paylaşacak başka markalar olacak mıdır? Yaratıcı olamadığı için adını unutturacak ve sonucunda batacak markalardan bahsediyorum. Teknoloji yenilikçilik gerektirir, yenilikçi olamadığınız sürece daima batma noktasına gelirsiniz. Çünkü karşınızda teknolojik ürün satışı yaptığınız bir yapay zeka yoktur. Karşınızda kendi taleplerine uygun teknolojik ürün satın almayı bekleyen kişiler vardır.

Bugünün en büyük telefon üreticilerden Samsung ve Apple. Bu firmaların ileride batacağını düşünüyor musunuz? Ben düşünmüyorum ama çok değer kaybedebilirler. Özellikle Steve Jobs‘un vefatından sonra Apple’ın izleyeceği politika neticesinde neler olacağını göreceğiz. Apple şu an Steve Jobs’un oluşturduğu krediyi tüketiyor. O kredi tükendiği zaman Apple kendini yenileyemezse çok büyük sıkıntılar çekecektir.

Samsung ise hızlı üretim yapıp çok ürün satmaya uğraşıyor. Telefon modellerine bakarsanız her gelir seviyesindeki kullanıcıya hitap etmeye çalıştıklarını anlarsınız. Bu bir bakıma muazzam bir politika çünkü her kesime hitap edebiliyorsunuz ve her kesim sizi tanıyor. Bu durumda ürün satışı sırasında daima ilk sıralarda kendinize yer bulursunuz. Nitekim şu an öyle, Samsung bir zamanların Nokia’sı gibi cep telefonu sektöründe büyük bir paya sahip. Ancak bir süre daha ortaya yeni bir şeyler sunabilmeyi düşünmezse satış rakamlarında beklentilerin altında kalabilir.

Mutlaka göz atılması gereken bir diğer cep telefonu üreticisi ise LG. Bir şehir efsanesi midir bilinmez ama LG ile Samsung’un aynı yerde malzeme ürettikleri söylenir. Cep telefonlarında kullanılan malzemelerin aynı yerden geldiği iddia edilir. Samsung’un üretim bandı bu konuda daha geniş olduğundan adından sıkça söz ettiriyor olabilir fakat LG düşük potansiyeline rağmen (artık öyle olmayabilir) G serisi cep telefonları ile bu sektörde kendisini sağlama almış durumdadır. LG’ye bunu sağlayan ise yenilikçilik ve yaratıcılıktır.

Yaratıcı Olan Başarıya Bir Adım Daha Yakındır

Cep telefonu sektörü ile dolu örnekler sizi yanıltmasın. Orada durumu anlatmak çok daha kolay olacağı için örneklendirmeler yaptım. Şimdi biraz oyun sektörüne göz atalım.

Oyun sektöründe milyonlarca bütçeye sahip olup sektörün en büyüğü konumunda olan bir markayı ele alalım. EA Games‘den bahsediyorum. Ancak bu marka ne olursa olsun kullanıcıya bir türlü istediğini veremez. EA Games uyguladığı politikalar ile Command & Conquer serisini kendi elleriyle öldürmüştür. Birkaç oyun serisinde kendisini tekrar etmesi nedeniyle oluşabilecek oyun serilerini maalesef sonlandırmıştır.

Diğer tarafından adı sanı duyulmamış ve birkaç kafadarın oluşturduğu oyun firmalarının milyonlarca satış yaptığını görebilirsiniz. Bir yanda sektörün ağabeyi varken, diğer yanda belki sektör içerisinde bile olmayan bir arkadaş grubu vardır ancak sektördeki aynı türde ürettikleri oyun sayesinde sektörün ağabeyinden daha fazla satış yapmışlardır. Arkadaş grubu veya kafadar yakıştırması vereceğim örneklere pek uygun olmasa bile anlatmak istediğimi anlatacak niteliktedir. Magicka’nın yapımcısı Arrowhead Game Studios, Bastion’un yapımcısı Supergiant Games, Sins of a Solar Empire’ın yapımcısı Ironclad Games vb. oyun yapımcıları bu kapsamda verilebilecek ideal örneklerdir.

Bunun gibi nice örnekleri farklı sektörlerde, farklı alanlarda ve farklı mecralarda görebilirsiniz. Beklenmedik firmalara başarıyı getiren şey yaratıcılıktır. Bu yüzden artık ürünün ve elbette markanın kalitesini teknolojide yaratıcılık belirler demek yanlış olmayacaktır.

Son bilgileri asla kaçırmayın!

Blog adresime abone olun, yeni bilgiler, ücretsiz e-kitaplar hemen size ulaşsın.

İlgili Yazılar

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir. Dikkat: Reklam içerikli yorumlarınız onaylanmayacaktır.