Örneklerle Sosyalleşme Yöntemleri

Bilgisayarı açtığınızda bir sürü mail geldiğini görür ve kendinizi kaptırarak tüm mailleri okursunuz. Eve gelip işten sonra oturarak kendinizi bilgisayara verip, zamanınızı değerli kıldığınızı düşünürsünüz. İş çıkışlarında kendinizi eve kapatıp “cool” davranıyor gibi sanırsınız.

Arada sırada dışarı çıkıp dolaşarak, kendinizi “Ben sosyalim” diye avutabilirsiniz. Sizce bu ne kadar sosyallik? Sosyal olmak ne kadar zor yada ne kadar kolay? Sorular sorular birbirini kovalar ama ben size sıradanlıktan çıkarak sosyal olmanın yollarını anlatacağım.

sosyallesme yontemleri

Öncelikle başarısız bir kişilikten dolayı sosyal olamadığınızı düşünüyor ve neler yaparak sosyal olabileceğinizi bilmek istiyorsanız; şu basit adımları öncelikle uzunca bir süre hayatınızda uygulamaya çalışın.

Bakımlı olmak: Fitness’a gidin demiyorum, bolca makyaj yapın demiyorum. Kendinizi, aynaya baktığınızda nasıl güzel hissediyorsanız ya da ruhunuz nasıl güzel olduğunu hissediyorsa, onu yapın. T-shirt alın, dar kıyafetler giyin, yüzün, saçınızı topuz yapın, vs.

Gülümsemek: Daha açıklayıcı ne olabilir ki?

Girişken olmak: Baştan savmayın ve bir grubun içine kendinizi bir “merhaba” ile atın. Arkasından yeni arkadaşlıklar size yelken açacaktır.

Pozitif olmak: Kendinizi hırpalamaktan vazgeçin. Olaylara daha ılımlı yaklaşın ve tüm sosyalleşme karşıtı olaylara, iyi niyetle yaklaşın.

Fasulyenin Sosyallikteki Faydaları

Küçük bir tohumun meyve vermesi, nasıl bir azim ve başarı öyküsü ise; aklınıza gelen bir düşüncenin fiiliyata dökülmesi ve başarılması, gerçek bir başarı öyküsüdür. Sosyal varlıklar, hayatları boyunca şanslı olamazlar; bu sosyalliklerini öğretilerine borçludurlar. İlk değişik girişiminden elde ettiği tecrübe ve cesaret ile bir sonrakini daha kolay yapıp, artık sosyal olmanın yollarını ezbere olarak bilir hale gelmiş ve bunu genel bir durum olarak yaşamaktadır.

Sosyal olmak için, öncelikle girişken bir yapınız olmalı. Değişik fikirlere açık olmalısınız. Cesaretiniz olmalı ve yürüyebilmelisiniz. Gerçekten yürümeyi bilmeniz gerekiyor.

Örnek 1: Kampanya düzenleyin

Aklınıza hiç, tanımadığınız insanları davet ederek bir ortam oluşturmayı düşündünüz mü? Bu inanın bana kolay bir şey değil ama zor da değil. Yapacağınız tek şey, bir davetiye oluşturmak ya da bir el ilanı hazırlamak olacaktır. Ardından onları dışarıda bir çek al kutusuna koymak veya sokakta broşür dağıtıcılar gibi dağıtmak gerekecektir. Davetiyeler bitince yapacağınız tek şey, planladığınız buluşma zamanını beklemek olacaktır.

Planlama zamanı geldiğinde rüsvana uğramak istemiyorsanız, biraz daha ileri gidip ilgi çekici şeyler yapmanızı öneririm. Mesela davete gizem katan (Bkz: Kampanyalı Davetiyeler) ya da heyecanlandıran davetiyeler hazırlayabilirsiniz. Bu şekilde davete icap edenlerin sayısı artacaktır.

Örnek 2: Yol gösterici olun

Küçük bir yeri(bir park) bedavaya kiraladığınızı düşünün. Ardından o parka giden birçok noktaya yönlendirici ve ışıl ışıl yanan yön levhaları koyduğunuzu düşünün. İşaretlerinizi takip edip, sizin belirlediğiniz mekana gelen kişilerin boynuna bir giriş kartı asın ve isimlerini o karta yazın. 3 kişi de olabilir, 20 kişi de olabilir gelen. Bunlar bana yetti dediğinizde, eğlenceyi başlatın. Müzik, dans, konfeti, pasta, içecek; nasıl bir eğlence düzenliyorsanız, size kalmış. Ve eğlencenin sonunda ayrılan tüm herkese bir zarf verilmesini sağlayın. Zarfın içinde, size ait küçük bilgiler içeren kağıtlar olsun ve bir sonraki toplantı zamanınızı da içine iliştirin. O gün geldiğinde, yeni arkadaşlarınıza merhaba diyeceksiniz;)

Bunlar yapılır mı demeyin, adım atmayı biliyorsanız; ayaklarınız gerçekten yürüyorsa, herşey olur.

Unutmayın, arayış ayaklarda başlar, düşünce de değil!

Son bilgileri asla kaçırmayın!

Blog adresime abone olun, yeni bilgiler, ücretsiz e-kitaplar hemen size ulaşsın.

İlgili Yazılar

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir. Dikkat: Reklam içerikli yorumlarınız onaylanmayacaktır.