Neden Blog Yazıyorum?

Daha önce bu sorunun cevabını kaleme almayı hiç düşünmemiştim. Cevabı aklımdaydı ama bundan bir yazı oluşturma fikrine pek sıcak bakmamıştım. Geçtiğimiz günlerde İsmail‘in beni mimlemesi üzerine bu yazıyı oturup yazmaya karar verdim. Kısmet bugüneymiş, koşuşturmaların arasında birkaç satırlık bir şey yazmayı başarabildim.

blog yazma sebeplerim

Blog yazma fikri üniversite yıllarının son dönemlerine doğru bende uyandı. Kişisel blog açma fikrim yoktu ama arkadaşlarımın tavsiyelerini dinleyerek uğraş verdiğim, öğrenmek istediğim ve bilgi sahibi olma peşinde koştuğum konularda öğrendiklerimi başkalarıyla paylaşmayı düşünmeye başladım. Böylece ilk olarak normal bir alan adıyla, ardından ise adımı ve soyadımı taşıyan bu blog adresiyle yola devam etme kararı aldım.

Başlangıçtan itibaren tek hedefim öğrendiğimi yazıya aktarıp öğrenmek isteyenlerle paylaşmak oldu. Çünkü bildiğim bir durum vardı. Açıkçası insanlar sıradan bilgilerle boğuşmaktan sıkılmaya başlamışlar, onlara daha farklı anlatımlar sunacak kaynaklar aramaya başlamışlardı. Kişisel blog oluşturmam bu anlamda bir avantajdı çünkü öğrendiklerimi kendi anlatımımla başkalarına sunabilme fırsatını elde etmiş oldum.

Her şey bununla sınırlı kalmadı elbette. Zaman içerisinde yazılarımı okumaya başlayan kişiler benimle diyalog kurmaya başladıkça yazma isteğim biraz daha artış gösterdi. Evet ben öğreniyordum ama daha fazla şey öğrenmek isteyenlerle birlikte kendimi geliştirmeye devam etmeye başlamıştım. Bu her anlamda arz ve talep meselesi olarak gözükebilir ama işin rengi tam olarak o şekilde değil.

Ben yazdığım her yazının ardından kendimi biraz daha huzurlu hissetmeye başladım. Bu huzuru tarif edebilmek mümkün değil ancak biraz olsun anlatmaya çalışayım. Hani bir işi yapmanız gerektiği halde yapamazsınız ve her geçen gün kendinizi strese sokarsınız ya? Bunu bir hayal edin. Ben blog adresime göz atmadığım zaman kendimi bu stresin altında ezilen birisi olarak görmeye başladım. Birkaç kelime bile olsa mutlaka blog adresime girip bir şeyler yazmak zorunda hissetmeye başladım kendimi. Sonunda ise bilgi paylaşımı olarak yola çıktığım serüvende kendimi yazma alışkanlığına sahip birisi olarak buldum.

Kazandığım arkadaşlıklar ise bu tutkunun farklı getirilerinden birisi oldu. Artık blog dünyasında birçok tanıdığım var ve onlarla kurduğum iletişimler sayesinde kendimi daha da ileriye taşıyorum.

Benim blog yazma sebeplerim işte bunlar. Şu an bu yazıyı okuyan bir blog yazarı iseniz sizde kendinize bu soruyu yöneltip yazıya dökebilirsiniz. Haydi kaleminize kuvvet deyip bu mim yazısını da burada sonlandırıyorum. Sağlıcakla kalın.

Son bilgileri asla kaçırmayın!

Blog adresime abone olun, yeni bilgiler, ücretsiz e-kitaplar hemen size ulaşsın.

Etiketler:

4 Yorum

  1. Usluer dedi ki:

    Bloglar bizler için artık bir bağımlılık olmuş. Uzun bir süre yazı girmeyelim sıkıntıya giriyoruz. Hatta yazı girmeyi geçtim günlük bloglarımızı ziyaret etmeyelim huzursuz oluyoruz. Bence bu da güzel bir şey. Bunun yanında blogların en büyük artılarından biri de şüphesiz ki edinilen arkadaşlıklar. 🙂

  2. Ayhan dedi ki:

    Sanırım temel anlamda blog yazarlarının yazma amacı ve motivasyonu aynı.Bir süre sonra da yazmamak rahatsızlık veriyor.

  3. Yusuf Arslan dedi ki:

    Blog yazmak güzeldir. Blog yazarları genelde benzer duygularla başlıyor yazmaya.

  4. Uzun süredir bende böyle bir konuyu kaleme almak istiyordum. Daha evvel yazınızı okumadım çünkü etkilenmek istemiyordum. Duygu ve düşüncelerinizi gayet güzel aktarmışsınız.

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir. Dikkat: Reklam içerikli yorumlarınız onaylanmayacaktır.