Detaylı WordPress Hızlandırma Rehberi

Bundan yıllar önce ilk sitemi oluşturduğumda kaplumbağa hızında ama onun sağlam görünmeyen bir siteye sahiptim. Zaman içerisinde siteyi hızlandırmam gerektiğini öğrendiğimde denemediğim yöntem kalmadı. Hemen hemen herkesin düşmeyi başardığı tecrübesiz Minify kullanımı tuzağına ben de düştüm. Sonuç şaşırtıcı değildi çünkü sitenin resmen ağzı burnu dağılmıştı. İyi bir araştırmaya ihtiyaç duyup ardından bu işi çözmem gerektiğini o zaman anladım.

15-20 saniyede açılan sitenin %80-90 oranında hız iyileştirmesine ihtiyacı vardı. Yavaş yüklenen resimler ve sunucudan gelen diğer isteklerin tamamı bu yavaş açılmanın arkasındaki nedenlerdi. Kısıtlı teknik bilgiyle bu sorunların hepsinin üstesinden gelebilmem pek mümkün görünmüyordu ama WordPress gibi geniş bir kullanıcı kitlesine sahip platformda işleri kolaylaştıracak bir şeylerin bulunması pek şaşırtıcı olmadı.

Siteyi yeniden yapılandırmak, site hızını test etmek ve ardı arkası kesilmeyen yeni yöntemlerin denenmesi neticesinde açılış süresini 3-4 saniye civarına çekmeyi başardım. Bunu yaparken denemiş olduğum ve bazısını teknik meseleler olmasından ötürü deneme fırsatı bulamadığım yöntemleri sizinle paylaşarak en üst düzey WordPress hızlandırma rehberini oluşturmak istedim. Umarım yazıyı okuduktan sonra bunu başardığımı düşünürsünüz.

Site Hızının Önemi

Açık konuşmak gerekirse bir site veya bir blog sahibiyseniz site hızını göz ardı edemezsiniz. Yapılan tüm araştırmalar site hızının önemini ortaya koymaktadır. Kullanıcıların artık yavaşlığa tahammülü yoktur. Sitenin açılması 5 saniyenin üzerine çıkarsa anında kullanıcı kaybı yaşayabilirsiniz. Bunu yeni bir şey olarak görmemelisiniz çünkü Google yıllardır bunun öneminin üzerinde durmaktadır.

Site hızının daha iyi duruma getirilmesi kullanıcıları daha fazla memnun edecektir. 1 saniyelik bir hızlanma bile memnuniyette ciddi artışlar sağlayacaktır. Global bir siteye sahipseniz durum biraz daha karmaşık olabilecektir. Bu karmaşıklıkla uğraşmak istemiyorsanız bir CDN hizmetinden faydalanmanız gerektiğini bilmeniz gerekir.

Okumalısın: En İyi CDN Servisleri

Tüm bunlara ek olarak site hızının SEO açısından önemli olduğunu unutmamalısınız. Siteniz ne kadar hızlıysa arama motoru sonuç sayfasında üst sıralarda yer alma olasılığı bir o kadar yüksektir. Google masaüstü ve mobil dahil olmak üzere tüm platformlardan sorunsuz bir biçimde ulaşılan siteleri daha fazla sevmekte ve ön plana çıkartmaya özen göstermektedir.

✔ Site Hızlandırma Çalışmasına Başlangıç

Bu yazıda sitenizi hızlandırmak için ihtiyaç duyacağınız her türlü bilgiyi bulabileceksiniz. Her alt başlık değerlendirmeniz gereken çeşitli site hızlandırma yöntemlerini içerecektir. Bazı yöntemleri uygulamak için biraz kod bilgisine sahip olmanız gerekebilir. Eğer böyle bir bilginiz yoksa bu yöntemleri geçebilir veya bilen arkadaşlarınızdan destek alabilirsiniz. Sonuç olarak yöntemleri uygulayarak yazıyı bitirdiğinizde başarılı bir biçimde sitenizi hızlandırmış olacaksınız.

Site hızlandırma çalışmasına başlar başlamaz ilk olarak bir sitenin neden yavaş olduğunu anlamaya çalışmalısınız. Kötü bir sunucuda yer alan sitenin yavaş olmasıyla kod yapısında sorunlar olan temaları kullanan bir sitenin yavaşlığı arasında farklılık vardır. Yine benzer şekilde eklentiyle boğulmuş bir sitenin yavaşlığıyla görselleri iyileştirilmemiş bir sitenin yavaşlığı arasında çok büyük farklılıklar olacaktır.

✔ Sitenin Temelleri

Sitenin temellerini kullanılan teknoloji ve kullanılan kodlama dili belirler. Kodlar sunucuda ne kadar hızlı işlenirse siteniz o kadar hızlı açılır. Sitenizi oluştururken sadece HTML kullanmış olmazsınız çünkü arka planda yani sunucu yönünde kullanılan birbirinden farklı dil bulunmaktadır.

Sitenizi ASP.net veya PHP ile güçlendirmiş olabilirsiniz. Bu kodlama dillerinde değişiklikler yaparak sitenizi hızlandırabilecek durumda olamazsınız. Hızlandırma savaşı aslında bu kodlama dillerinin köklerinde yer alan bir olgudur. WordPress her ne kadar PHP dilinden güç alan bir platform olsa bile ASP.net kodlama dilinin siteyi çalıştırma açısından daha hızlı olduğunu açıkça belirtmek gerekmektedir.

Bu kodlama dillerinde siz doğrudan değişiklik yapamayabilirsiniz ama sunucu tarafında yapacağınız yapılandırmalarla kodlamanın hızlandırılmasını sağlayabilirsiniz. Örneğin gzip sıkıştırma yöntemiyle verilerin gönderilmesini sağladığınız an sitenizi hızlandırmayı başarabilirsiniz.

ASP.net ve PHP gibi kodlama dillerinden sadece örnek olması için bahsettim. Çünkü bizi ilgilendiren kısım tamamen PHP olacaktır. İçerik yönetim sistemi olarak bilinen WordPress, PHP ile çalıştığı için bunun üzerinde daha fazla durmamız gerekmektedir.

Site yapılandırmada genel bir kural vardır. Sabit HTML ile oluşturulmuş bir site her zaman bir içerik yönetim sisteminin kullanıldığı siteden daha hızlıdır. Bu kural her koşulda doğrudur ama makas aralığının kapanmasını sağlamak mümkündür. WordPress bu nedenle avantajlıdır çünkü uygulayabileceğiniz pek çok denenmiş yöntem bulunmaktadır. Diğer taraftan bir içerik yönetim sistemi kullanmak içerik eklemek ve daha fazla işlevselliğe sahip olmak için çok daha elverişlidir.

Her içerik yönetim sisteminin kullandığı belirli eklenti veya uzantılar vardır. WordPress eklenti ve tema kullanır, Joomla şablon ve uzantı kullanır. Bunlar aslında isim farklılıklarıdır çünkü birçoğu benzer niteliklere sahiptir. Konumuz WordPress olduğu için eklenti ve tema özelinde konuşmak daha doğru olacaktır. Eklentiler ve temalarla ilgili bilmeniz gereken en önemli nitelik birçoğunun içerik yönetim sistemini geliştiren ekip tarafından geliştirilmemiş olmasıdır. Bu nedenle kodlama veya uyumsuzluk nedeniyle oluşabilecek belirli yavaşlıklar söz konusu olabilir.

Sunucu ve hosting açısından bakacak olursak sitenize trafik geldikçe sunucu kalitesini gösterecektir. Sunucu, sitenizin barındığı fiziksel bilgisayardır. Hosting ise size sunucu almanızı sağlayacak hizmeti sunan yer olarak bilinir. Burada önemli olan durum kullandığınız sunucunun niteliğidir. Paylaşımlı bir sunucu kullanmak ile VPS kullanmak arasında ciddi farklılıklar bulunmaktadır.

Paylaşımlı Sunucu: Bir sunucuda yüzlerce kişi yer alır. Bunun anlamı binlerce kişiyle aynı diski, aynı belleği ve aynı işlemciyi kullanıyor olmanızdır. Bir site sunucunun tüm kaynaklarını sömürürken diğer kişilerin sunucuyu gasp edebilmektedir. Bu tip durumlarda siteniz yavaşlayacaktır.

VPS: Bir sunucuda yüzlerce kişi değil birkaç kişi yer alır. Bir sitede oluşacak genelde diğerlerini etkilemez ve herkes kendi alanından sorumludur. Bir sunucunun kaynakları ilgili sunucuyu kullanan kişi sayısına eşit miktarda bölüştürülür.

Dedicated Sunucu: Bir sunucuyu tek başınıza kullanırsınız. Her şey sizin için ayrılmıştır. Tek başınıza olduğunuz için farklı sitelerin yaptıklarından ötürü sitenizde yavaşlama falan söz konusu olmayacaktır.

Sunucuya ek olarak sitenizin açılış hızının genel nedeni kullanıcının bağlantı hızı olabilir. Örneğin Apple’a ait bir cihazdan bağlanan kullanıcı ile Samsung’a ait bir cihazdan bağlanan kullanıcının siteyi açma hızı birbirinden farklı olabilir. Bununla birlikte kullanılan cihazın yaşı da siteleri yükleme konusunda etkilidir. Epey eski olan bir cihaz yeni bir cihazdan çok daha verimsiz bir biçimde çalışacağı için siteyi daha geç açacaktır.

Site Hızlandırma Yöntemleri

Temel bilgilerle girişimizi yaptığımıza göre site hızlandırma yöntemlerini adım adım denemeye başlayabiliriz. Bu yöntemleri iki farklı biçimde düşünebilirsiniz. Geliştiriciler ve geliştirici olmayan sıradan kullanıcılar için birbirinden farklı yöntemler aşağıda yer almaktadır. Basitçe ifade etmek gerekirse kodlarla alakalı kısımlar geliştiricilerin anlayacağı bilgilerden, diğerleri ise herkesin anlayacağı dilde yöntemlerden oluşmaktadır.

Herkese uygun site hızlandırma çalışmaları herhangi bir koda dokunmadan yapılacak site hızlandırma çalışmalarıyla ilgilidir. Bazı noktalarda çok ufak kod düzenlemeleri yapmanız gerekebilir. Bunlar oldukça basit olduğu için uygulamakta çok büyük sıkıntı yaşamayacaksınız. Adım adım her başlığa göz atarak ihtiyacınız olacak düzenlemeleri yapabilir ve sitenizi hızlandırmaya başlayabilirsiniz.

1. Site Temelini Güçlendirme

Kabul etmemiz gerekir ki birçoğumuzun PHP bilgisi oldukça zayıf olabilir. Bu gayet doğal çünkü işimiz kodlarla uğraşmak olmadığı için öğrenmemiş olabiliriz. Sitenizin temelini oluşturan PHP tabanının güncel olması sitenizin daha hızlı çalışmasını sağlar ve bu nedenle onun güncel olduğundan emin olmalısınız. Bunu yapmak için sunucu hizmetini satın aldığınız yerle irtibata geçebilir ve güncellemeyi yapmalarını onlardan talep edebilirsiniz.

PHP versiyonları arasında çok ciddi performans farklılıkları olabilir. Her yeni versiyon bir öncekinin daha geliştirilmiş hali olduğu için bu versiyon güncellemeleri sitenizin hızlandırılmasını sağlayacaktır. PHP versiyonunun güncellemesi için sunucu hizmetini aldığınız yerden olumsuz cevap gelirse bunu kendiniz yapabilirsiniz. Sahip olduğunuz bilgilerle sunucuya giriş yapıp PHP Configuration kısmından versiyonları görebilirsiniz.

Güncelleştirme işlemini nasıl yapacağınızı size söylemiş olsam bile bilgisizseniz bu işe hiç bulaşmadan devam etmelisiniz. Bazı siteler çok eski PHP sürümlerini kullandıkları için yeni sürümlere geçişlerde belirli veri kayıplarıyla karşı karşıya kalabilmektedirler. Bu risk tamamen size ait olacağından kendi başınıza bir iş yapmamalısınız.

2. WordPress’i Güncelleme

Bunu söylemeden olur mu? WordPress’i güncel tutmak sitenizin daha hızlı çalışmasına yardımcı olmasa bile oluşan ufak tefek hataların giderilmesini sağlayabilir. Bununla birlikte sitenizde kullanılan içerik yönetim sisteminin kendisinde yer alan güvenlik açıklarını kapatmak genelde bu tür güncellemelerle mümkün olabilmektedir.

WordPress’in her yeni güncellemesi bir önceki güncellemeden daha performanslı bir biçimde çalışabilmektedir. Bu sayede veritabanı üzerinde daha az yük yer alabilir ve yapılan sorgular daha hızlı bir biçimde işlenebilmektedir. Tüm bunlar sitenin ortalama hızının yükseltilmesini sağlamaktadır.

3. İsteklerin Azaltılması

Sunucuya gönderilen istekler ne kadar az ise sitenizin açılış hızı bir o kadar iyi olacaktır. Dolayısıyla sunucuya gönderilen istekleri azaltmak site hızını iyileştirmek için iyi bir yöntemdir. İlk olarak sitenizden sunucuya giden istek miktarını gözden geçirmelisiniz. Bunun için Pingdom tarafından sunulan aracı kullanabilirsiniz.

Sitenize içerik yüklerken yazının içerisine birbirinden farklı görsel öge ekliyor olabilirsiniz. Eklediğiniz her öge bir istek anlamına gelir. Galeri eklemeniz durumunda istek sayısının yükseleceğini unutmamalısınız. İşiniz tamamen görseller üzerine ise paylaştığınız içerikler tamamen görsellerden oluşacağı için görsel kullanmama gibi bir şey yapamazsınız ama arşiv sayfasında gözükecek görsel miktarını azaltabilirsiniz.

WordPress’in Ayarlar sekmesinde Okuma kısmına giderek gösterilecek yazı miktarını düşürebilirsiniz. Genelde bu miktar 10 olarak belirlenir ama bunu 6 yapmanızı öneririm. Böylece sunucuya gidecek istek miktarını azaltabilirsiniz. Bunun dışında belirli eklentileri devre dışı bırakmayı veya temanın sahip olduğu özelliklerden faydalanmayı düşünebilirsiniz.

Sitenizde ne kadar az eklenti kullanırsanız sizin için o kadar iyi olacaktır. Birçok eklenti sunucuya birbirinden farklı istekler gönderebilmektedir. Eğer kullanmadığınız eklentiler varsa mutlaka bunlardan kurtulmayı düşünebilirsiniz. WordPress için tema seçerken yine benzer durum geçerlidir. Birbirinden eşsiz ve güzide özelliklere sahip olan temalar her özelliği için sunucuya bir istek göndereceği için standart temalardan çok daha sorunlu olabilmektedirler. Tema seçerken bunu göz önünde bulundurmalısınız.

Lazy Load özelliğine sahip iyi bir eklenti kullanmak sitenizin daha hızlı gözükmesini sağlayabilir. Her ne kadar sunucuya gönderilecek istek miktarında azalma olmasa bile anlık isteklerde belirli azalmalar yaşanacaktır. Lazy Load özelliğine sahip bir sitede görseller kullanıcı onları gördüğü zaman yüklenmeye başlayacağı için sitenizin daha hızlı olduğu hissedilebilir.

Sunucuya gönderilen istekleri azaltmanın en kolay yollarından birisi ise birbirine bağlama adı verilen teknik yöntemden faydalanmaktır. Bu teknik yöntem sitenizde yer alan 20 JavaScript dosyasının ayrı ayrı yüklenmesi yerine hepsinin 1 dosyadan yüklenmesini sağlamak anlamına gelir. 20 dosya 10kb boyutunda olsa dahi 200kb boyutundaki 1 dosyadan sunucuya daha fazla istek göndereceği için sitenizi yavaşlatabilmektedir.

Diğer taraftan, gerçekten büyük bir siteniz varsa ve bir içerikte 100 görsel sunmayı düşünüyorsanız sayfalandırma yaparak görselleri 10-10 ayırıp toplamda 10 sayfa oluşturmanız çok daha doğru olabilir. Fakat 10 görsele sahip bir yazı için 10 sayfa oluşturmak sayfa görüntülenme rakamlarının artmasından başka hiçbir işe yaramayacaktır. Amacınız hız ise yüklü miktarda görsel olması durumunda sayfalandırma yöntemine başvurabilirsiniz.

4. Gereksiz Eklentilerin Kaldırılması

Eklentiler sadece isteklerin yükselmesine neden olmaz aynı zamanda bellek ve güvenlik problemlerine de yol açabilir. Plugin Performance Profiler adını taşıyan eklentiyi kullanarak bu alanlarda oluşan problemlerin neler olduğuna göz atabilirsiniz.

Nadiren kullandığınız birçok eklentiyi devre dışı bırakabilirsiniz. Örneğin periyodik olarak kullandığınız eklentiler varsa bunları kullanmadığınız süre boyunca devre dışı bırakarak sunucuya giden isteklerin azalmasını sağlayabilirsiniz. Böylece performans konusunda daha az sorun yaşarsınız.

5. Gereksiz Görselleri Kaldırmak

Çoğunlukla JavaScript üzerinden çalışan göz alıcı pek çok tasarım elementi veya modül bulunmaktadır. Bunlar sitelerin güzel görünmesini sağlarlar ama aynı zamanda çok fazla gerekli değildir. Örneğin animasyonlu bir menü kullandığınızı düşünün. Kullanıcılar bunları ilk kez gördüklerinde etkilenirler ama ikinci veya üçüncü seferde bunlardan hoşlanmamaya başlarlar. Kullanıcı deneyimini ön planda tutup bu tür sorunlu elementleri kullanmaktan kaçınmalısınız.

Kullanıcı deneyimini iyileştirmeye çalışırken bu tür elementlerden kurtulmak site hızınızı iyileştirecektir. JavaScript’ten güç alan ne kadar az element kullanırsanız sitenizin hızı bir o kadar daha iyi olacaktır. Sitenizin daha hızlı olması kullanıcılar tarafından animasyondan çok daha önce gelecektir.

Diğer taraftan verimlilik ve dönüşüm açısından bu karar vermeniz gerekmektedir. En iyi örnek ise sitede kullandığınız Slider ögesidir. Yapılan tüm araştırmalar aynı sonucu ortaya koymaktadır. Slider kullanmak tamamen intihardır. Çok fazla yer kaplarlar, SEO çalışmalarına olumsuz katkıları olur ve site hızını yavaşlatırlar.

Slider konusunda bir karar vermeniz gerekir. Gerçekten site dönüşümüne yoğun katkılarının olduğuna inanıyor musunuz? Eğer cevabınız olumsuz ise yapmanız gerekenin ne olduğunu biliyorsunuz. Bunları kaldırmak ve en önemlisi onların yerine basit metinler ve linkler eklemek siteniz için iyi bir adım olabilir.

6. CDN Kullanmak

En başından anlaşalım. CDN bir sitenin olmazsa olmazlarından birisidir çünkü siteyi daha basit ve hızlı hale dönüştürürler. CDN kullanmak için gerçekten geçerli iki nedeniniz vardır, birincisi görselleri sunucunun dışında tutmak ve ikincisi görsellerin yüklenme süresini azaltmak.

Okumalısın: En İyi CDN Servisleri

Burada konumuz ise görsellerin yüklenme süresini azaltmaya odaklanmaktadır. Görselleri sunucunun dışında tutmak istediğiniz bir şey olabilir çünkü yaparsanız kolayca alan adınızı değiştirebilirsiniz, sunucudan sunucuya geçiş yapabilirsiniz ve ortam dosyalarınız daima yanınızda olur. Ortalama düzeyde bir site veritabanı ve tema kullanmanın boyutu düşük olsa bile görsellerin boyutları fazla olabilir. Eğer boyutları fazla olan bu görselleri sitenizde tutmak istiyorsanız depolama alanını yönetmekle de uğraşmanız gerekecektir.

Hız konusuna geri dönelim. Bir CDN hizmetinin ardında yatan fikir siteye ulaşmak isteyen kişiye coğrafi olarak en yakındaki noktadan siteyi ulaştırmaktır. Kişisel siteniz Türkiye’de herhangi bir yerde olabilir ama yurt dışından bağlanacak bir insana onu kendi ülkesinden sunuyormuş gibi bir deneyim yaşatabilirsiniz. Önemli olanın kullanıcı deneyimini olduğunu tekrar hatırlatırsam bu hız durumunun önemini daha iyi kavrayabilirsiniz.

7. Önbellekleme Kullanmak

Önbellekleme sitenizde kullanmanız gereken en önemli yöntemlerden birisidir çünkü sitenize yaptığı katkı tahmin edilenden çok daha fazla olacaktır. Abaküs ile okulda sayım yaptığınız dönemleri hatırlamaya çalışın. 5 mavi boncuk ile 5 kırmızı boncuğu yan yana getirdiğiniz zaman 10 boncuk elde ettiğinizi öğrenirsiniz. Zaman içerisinde artık 5+5 işlemine ait sonucun 10 olduğunu hatırlayıp hızlıca cevap verebilirsiniz. Önbellekleme çalışması buna benzemektedir.

Site açısından düşünecek olursanız benzer süreç işler ama tarihler devreye girerek sayfanın yüklenme durumunu etkiler. Bu nedenle önbellekleme işlemi belirli süreliğine gerçekleştirilir. Örneğin bu süre 1 gün olarak seçilirse site her gün normal olarak yüklenir ve ek açılmalarında otomatik olarak önbellek üzerinden getirilir.

Önbellekleme çalışmasını WordPress içerisinde gerçekleştirmek fazlasıyla farklı yönteminiz olacaktır. Her eklentinin ayarları farklı olduğu için ayarları bilmeden kurcalamaktan kaçınmanız gerekir. Temel ayarları uygulasanız bile sitenizde %80 oranında hız artışı yaşayabilirsiniz ve ek ayarları yaparak bu rakamı daha da yukarılara çekebilirsiniz.

Önbellekleme işleminin daima sunucu tarafında gerçekleştirildiğini unutmamalısınız. Bazı WordPress çözümleri sunucu seviyesinden bu işi gerçekleştirerek sitelerin daha da hızlandırılmasını sağlayabilirler. Ancak bazı eklentiler sitenizin yavaşlamasını sağladıkları için bunları kullanırken iyi bir seçim yapmaya çaba göstermelisiniz.

8. Veritabanını Optimize Etmek

Zaman içerisinde sahip olduğunuz veritabanı büyüyecek ve sorunlarla karşılaşabileceksiniz. Kullanılmamış verilerle karşılaşabilirsiniz. Bu veriler pek çok farklı noktadan gelebilmektedir. Eğer kullanıcı silme gibi bir yöntemi uygulamayı denerseniz bu yöntemler kullanıcı meta verisini silmeden uygulanabilecektir. Ancak veritabanı içerisinde yüzlerce hatta binlerce hiçbir kullanıcıya atanmamış veri olabileceğinden dikkat etmelisiniz.

Bununla birlikte veritabanı içerisinde yer alan ama artık kullanılmayan alanları silmeyi düşünebilirsiniz. Bu alanlar daha önce var olan ama artık kaldırılmış olan yazılar veya sayfalarla ilgili olabilir. Bunları temizlemek çok zor değildir. Sadece neyi nasıl yapacağınızı iyi bilmeniz gerekir.

9. Görselli Optimize Etmek

Daha az görsel kullanmanız gerektiğinden daha önce bahsettik ancak kullanmak zorunda olduğunuz görseller için dikkatli hareket etmelisiniz. Görselleri sıkıştırmak dosya boyutlarının %30-80 arasında küçültülmesini sağlayacaktır ve bu fark edilebilir bir iyileştirme olacaktır.

Bu konuda gidip Photoshop’un kendisiyle sıkıştırma yapabileceğiniz gibi WP Smush eklentisini kullanarak sıkıştırma yapabilirsiniz. Bunun dışında RIOT kullanmayı düşünebilirsiniz.

10. Gzip Sıkıştırmayı Etkinleştirme

Gzip sıkıştırma özelliği yüksek hıza sahip olmanızı sağlayacak bir diğer önemli unsurdur. Gzsip sıkıştırma tarayıcıya gönderilen ögelerin daha kolay işlenmesini sağlayacak bir özelliktir. Sunucuda ayarlanması gereken bu özelliği etkinleştirmek için az biraz teknik bilgiye ihtiyaç duyabilirsiniz.

Bu özelliği kullanmanızın asıl nedeni CSS ve HTML gibi kodlardır. Bu kodların içerisinde birbirini takip eden çok fazla dizgi olacağından bunları sıkıştırmak iyi bir fikirdir.

12. Sunucu Seçimine Dikkat Etmek

Bu konuda aslında çok şey söylemeye gerek yok çünkü iyi bir sunucu seçmenin sitenizin sağlığı açısından değerli olduğunu her şekilde biliyor olmalısınız. Bu konuda alternatif çözüm üretmek yerine işinizi sağlama almalısınız. Sitenizin büyüklüğüne göre en uygun sunucuyu seçmelisiniz. Karar vermek için öncelikle sitenizin büyüklüğünü hesaplamalısınız.

Sırf fiyatta uygunluk var diye bir sunucu alırsanız ilerleyen dönemlerde problem yaşamanız olasıdır. Bunun yerine yapmanız gereken olabildiğince iyi bir sunucu tercihinde bulunurken fiyat ve performans ilişkisine yakından göz atmaktır. Bir VPS satın alabilirsiniz ama başlangıç aşamasında bunun çok masraflı olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Eğer uzun vadeli bir site planınız varsa bu masrafı karşılamaya değer bir seçim olacaktır.

13. Sitenizi Takip Etme

Bu adım site hızını yükseltmeyecektir. Sadece sitenizde nelerin olup bittiğini görmenizi sağlayacaktır. Sitenizde hızla ilgili bir problem varsa ve bunu fark edebilmek istiyorsanız sitenizi takip etmelisiniz. GTMetrix, Pingdom ve Google PageSpeed Insights gibi adreslerden faydalanarak sitenizi düzenli olarak test edebilirsiniz.

Teknik Odaklı Site Hızı İyileştirme Çalışmaları

Teknik odaklı site hızı problemlerinde genel olarak kusurlu olan tarafın kullanıcı olduğu söylenir. Bu söylemde çeşitli doğru noktalar vardır ama tüm sorumluluğun onlarda olduğunu söylemek hatadır. Çünkü birçok geliştirici kod yazarken site hızı gibi unsurları görmezden gelmeyi tercih edebilir.

Kıyaslama yapacak olursak elinizde bulunan ürünün kodları hatalı veya sorunlu olmayabilir ve bununla birlikte aktif bir biçimde sitenizi yavaşlatmaz. Ancak, benzer şekilde kodlar site hızını yükseltmezler. Burada önemli olan durum daha çok kodun nasıl geliştirildiğine bağlı olarak değişir.

Bir şeyler geliştirmek için uğraşan kişiler ürünlerinin kusursuz bir biçimde çalışmasını ve performans problemi yaşatmamasını istiyorsa belirli kriterleri göz önünde bulundurmalıdır. Bunun yanında bir geliştirici ile çalışıyorsanız aynı kriterleri takip ederek elinize geçecek ürünün kaliteli olmasını sağlayabilirsiniz.

1. Kullanılan Araçları Tanımak

Bu adım oldukça basit olsa bile pek çok geliştiricinin çaresiz kalabileceği bir durumdur. WordPress gibi büyük bir ortamda her şeyi bilebilmenin bir yolu yoktur. Araştırma yapmaya başladığınız zaman nereden başlamanız gerektiğini bilmeli ve sürekli olarak yeni şeyler öğrenmeye çaba göstermelisiniz.

WordPress üzerinde bir çalışma yaparken WordPress Codex kısmına sürekli olarak göz atmalı ve çalışma yapacağınız alanda ihtiyaç duyacağınız tüm bilgileri edinmelisiniz.

2. İstekleri Azaltmak

Sunucuya giden istekleri kontrol etmek tamamen geliştiricinin elindedir. Eğer geliştirilmesi için bir tema veya eklenti talebiniz olduysa ve içerisinde çok fazla sayıda JavaScript ve CSS bulunuyorsa geliştirici ile irtibat kurup bunların düzeltilmesini talep etmelisiniz. Elinizde 1 JavaScript dosyası ve 1 CSS dosyası bulunmalıdır. Böylece site hızını fazlasıyla iyileştirebilirsiniz.

3. Birbirine Bağlama ve Küçültme Özelliklerini Kullanmak

Birbirine bağlama ve küçültme genellikle bir arada uygulanır. Elinizde bulunan son dosyalara ait boyutlar olabildiğince küçük olmalıdır. Bu sayede tarayıcının okumaması gereken kodlarla uğraşmasına engel olabilir ve sitenin daha hızlı yüklenmesini sağlayabilirsiniz.

4. Script Dosyalarını Footer Kısmında Yüklemek

Bu artık standart bir uygulama haline gelmiştir ama bahsetmekte fayda vardır. Bazı geliştiriciler siteye ait script dosyalarının Header kısmında yüklenmesini sağlarlar. Bu sakıncalı bir uygulamadır çünkü sitenin hızına olumsuz katkı sağlarlar. Bu nedenle söz konusu Script dosyalarını Footer kısmından yüklemek daha mantıklıdır. Bunu yaptığınız zaman sitenin hızına katkı sağlamış olursunuz.

5. İçeriğe Öncelik Vermek

Sitenize ait önemli içeriğin daima öncelikli olarak yüklenmesi gerekir. Footer kısmındaki örnekte belirtildiği gibi harici olabilecek içerik desteklerinin mutlaka ana içerikten sonra yüklenmesi gerekir. Böylece site hızına katkı sağladığınız kadar sitenizin SEO değerlerine de katkı sağlamış olursunuz.

6. Uygun Görseller Kullanmak

WordPress sitenizde görsel kullanırken belirli bir görsel boyutuna sadık kalmanız gerekir. Genellikle büyük boyutlu görseller daha fazla bant genişliği kullanırlar ve site hızını yavaşlatırlar. Bir görseli yeniden boyutlandırmak görselde kalite kaybına neden olabileceği için belirli bir görsel boyutu belirlemek ve görsellerin yer alacağı alanlarda bunlara sadık kalmak her zaman iyi bir fikirdir.

7. Sorguları Azaltmak ve Optimize Etmek

Veritabanı sorguları sunucunun bellek kullanımında ciddi yere sahip olacağından hız düşüşlerine neden olabilir. Hatalı sorgular sebebiyle sunucu sık sık çökebilir veya geçici olarak devre dışı kalabilir. Burada uygulanacak iki taktikle, sorguları azaltarak ve optimize ederek bu problemin üstesinden gelinebilir.

İlk olarak WordPress’te ham veritabanı sorgularından uzak durmalısınız. Bu sayede sitenizi biraz daha hızlandırabilir ve daha düzgün çalışmasına katkı sağlayabilirsiniz. Buna ek olarak yavaş MySQL sorgularını tespit etmek için gerekli kontrolleri gerçekleştirmelisiniz. Bunu kendiniz yapabilir veya sunucu hizmeti aldığınız yerden bu talepte bulunabilirsiniz.

8. Etkinleştirme, Devre Dışı Bırakma ve Kaldırma Özellikleri

Bir eklentinin sahip olduğu her fonksiyon yeni bir talep anlamına gelir. Ek kurallar oluşturmak, yeniden yazma kuralları belirlemek veya özel veritabanı tabloları oluşturmak gibi işlemlerin hepsi ek kural mahiyetindedir. Bir eklenti geliştirdiğiniz zaman bu tür özelliklerin sadece eklenti etkinleştirildiği zaman kullanılmasına özen göstermek zorundasınız.

Diğer taraftan eklenti devre dışı bırakıldığında veya kaldırıldığında eklentiyle ilgili tüm bağlantıların kalkmış olduğundan emin olmanız gerekir. Böylece WordPress veritabanı daha rahat çalışabilir ve veritabanı üzerinde basit bir optimizasyon gerçekleştirmiş olursunuz.

9. Son Kullanıcıyı Bilgilendirmek

Bir geliştirici konumundaysanız veya bir geliştiricinin teknik konularda size yardımcı olmasını istiyorsanız mutlaka eğitimi önemsemelisiniz. Eklenti veya tema oluştururken son kullanıcıyı bilgilendirecek belgeleri onlara sunmalısınız. Böylece bir problem yaşadıkları zaman kendi başlarına çözüm üretmelerini sağlamış olursunuz.

Sitenizin hızlı olması önemlidir ama her şey hız demek değildir. Ekstrem durumlarda görsellerin hepsini devre dışı bırakmayı düşünebilirsiniz ancak bu son kullanıcıya olumsuz gelecekse bunu yapmamalısınız. Görselleri devre dışı bırakmak sitenizin hızlanmasını sağlayabilir ama aynı düzeyde kullanıcı deneyiminin olumsuz olmasına neden olur.

Bir denge oluşturmalı ve görsele ihtiyaç duyduğunuzda görsel kullanmalısınız. Hedefiniz daima kullanıcıyı memnun etmek olmalıdır. Tüm bunları yaparken sitenin hızlı yüklenmesini sağlamalısınız. Site hızlandırma çalışmalarına para yatırırken çalışmaları bir bütün olarak düşünmeli ve gereksiz yatırımların altına imza atmamalısınız.

Bu rehber umarım sitenizi hızlandırma konusunda size yardımcı olmuştur. Daha fazlası şimdilik elimden gelmez ama sorularınız varsa bunları yorum yoluyla bana ulaştırabilirsiniz.

Yazar hakkında

Timur Demir
Timur Demir 380 içerik

23 Yaşında Muğla doğumlu olan yazar, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Mühendisliği son sınıf öğrencisi ve aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık bölümü öğrencisidir.

Yazara ait tüm içerikler →

İlginizi Çekebilecek Yazılar

Wordpress 5 Yorum

En İyi 10 Ücretsiz WordPress Kişisel Blog Teması

Kişisel bir blog sitesi açmak istiyorsanız elbette ilk adım olarak kendinize tasarımından memnun kalacağınız bir blog teması bulmaya çalışırsınız. Bek çok kişinin tavsiye ettiği gibi WordPress, içerik yönetim sistemi hususunda

Wordpress 6 Yorum

WordPress Admin Panel Hızlandırma

WordPress admin panelinin gereğinden yavaş olduğunu mu hissediyorsunuz? Bunun nedeni pek çok farklı sorun olabilir. Kontrol etmeden ve gerekli testleri yapmadan sorunun ne olduğunu bulamazsınız. Bu yazımda sorunun ne olduğunu

Wordpress 6 Yorum

WordPress 4.7 – Yenilikler

WordPress 4.7, 6 Aralık’ta resmi çıkışını yapmış olacak. Şimdilik beta versiyonuyla kullanıcıların karşısına çıkan yeni versiyon birçok farklı yeniliği beraberinde getiriyor. Bu yenilikler hakkında bilgilere detaylı bir biçimde aşağıdan erişebilirsiniz.

4 Yorum

  1. Gökhan
    Aralık 16, 09:27 Yanıtla

    WordPress kullananlar için çok faydalı ve çok güzel bir anlatım olmuş.
    Elinize sağlık.

    • Timur Demir
      Aralık 17, 11:49 Yanıtla

      Yorumun için teşekkürler Gökhan. Elimden geldiğince faydalı olmaya çaba gösteriyorum.

  2. Yirmilerim
    Mart 30, 06:39 Yanıtla

    Cache konusunu da atlamamak gerekiyor, GTmetrix gibi bir çok araç bunun önemini vurgular hız testi yaptırdığınız zaman.

  3. Oğulcan
    Temmuz 05, 14:10 Yanıtla

    Yeni açtığım sitem baya yavaş açılıyor bu yazının yardımcı olacağını düşünüyorum teşekkürler.

Bir Yorum Bırakın